L. S. VYGOTSKY’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

Lev Semonvich Vygotsky bir Rus Psikologdur ve Piaget’le aynı dönemde yaşamıştır. 1970’li yıllara kadar düşünceleri fazla dikkat çekmemiştir. 1970’li yıllarda Kuzey Amerika’da tanınmaya başladı.Günümüzde Piaget’in kuramına alternatif bir kuram olarak oldukça önemli bir taraftar kitlesine sahiptir.
Vygotsky’nin kuramının gelişim psikolojisine en önemli katkısı, “öğrenmenin sosyo-kültürel” yanını vurgulamasıdır Dikkat edilirse, Piaget’in kuramında bilişsel gelişim çevresel değişkenlerden pek etkilenmez, kendiliğinden belli bir düzen içinde oluşur. Vygotsky’e göre çocuğun bilişsel gelişimi çocuğun içinde yaşadığı sosyal ve kültürel ortamdan etkilenir. En önemlisi akranlar ve yetişkinlerin yaptıkları veya çocuğa öğrettikleri çocuğun zihin gelişimini etkiler. Çocuk problem çözerken, kendi bilgilerini kullanabileceği gibi, akranlarının veya yetişkinlerin yardımından da yararlanabilir.
Vygotsky, öğrenme faaliyetinin, bireyin (çocuğun), bildikleriyle henüz daha bilmediği kritik bir alanda meydana geldiğine inanmaktadır Vygotsky, bu alana göre “zone of Proximal development – yakınsal gelişim alanı ya da bitişik gelişim alanı” demektedir. Bitişikteki gelişim görevleri çocuğun yalnız başına yapamadığı fakat akranı veya yetişkinin yardımıyla yapabildiği becerilerdir. Yani bu beceriler (gelişim görevleri) henüz öğrenilmemiştir. Ancak bunlar, kısa bir süre sonra öğrenilebilecek görevlerdir.

Dolayısıyla Vygotsky’e göre üst düzeydeki zihinsel fonksiyonlar genellikle bireyler arasındaki birebir iletişim ve işbirliğiyle gerçekleşmektedir. Vygotsky’nin “yakınsal gelişim alanı-zone of proximal development” kuramı aşağıdaki gibi gösterilebilir.Vygostsk’ye göre çocuklar kavramaları iki şekilde öğrenirler. Bunlar kendiliğinden edinilen kavramlar ve öğretilen kavramlardır. Çocuklar kendi yaşantılarına dayalı olarak öğrenirken, yetişkinlerde gözlediği davranışları veya sözlü yönergeleri “sözlü tekrarlar” halinde yinelerler. Bu davranış, özellikle küçük çocuklarda daha sık gözlenir. Çocuklardaki bu sözel tekrarlara “private speech-kişisel konuşma” denir. Çocuklardaki ‘özel konuşmalar’ önceleri sesli olarak yapılır. Çocuk yönergeyi kendi kendine sesli olarak tekrarlar. Zamanla sesli tekrarlar içsel konuşmalar haline gelir. Böylece çocuk yetişkinin davranışını taklit etmiş olur.
Vygotsky’nin kuramında vurguladığı diğer bir kavram “scaffolding”dir. Scaffolding basit bir tanımla çocuğun öğrenmesine yardım etmedir. Çocuk bir gelişim görevini öğrenmenin henüz başındadır. Eğer çocuk desteklenirse (yardım edilirse) bu gelişim görevini öğrenebilecektir. Yetişkin başlangıçta çocuğa tam bir destek verir. Daha sonra giderek bu desteği azaltır. Çocuk bir süre sonra problemin üstesinden kendi başına gelmeyi öğrenir. Scaffolding kavramına bir babanın 4 yaşındaki kızına yüzme öğretmesi örnek verilebilir. Baba, küçük kızın kollarına küçük hava yastıkları takar ve havuza girerler. Baba küçük kıza “şimdi yüzükoyun suya uzan” der ve diğer yönergeleri (kol, bacak hareketleri, başın durumu vb.) yavaş yavaş vermeye başlar. İlerleyen sürede (günlerde) zaman zaman eliyle yaptığı desteği kaldırır ve gerektiği zaman tekrar destek olur. Bir süre sonra desteği tamamen kaldırır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi Vytgotsky’nin kuramında çocuğun zihin
gelişimi dış etkilere daha açıktır. Bu nedenle çocukların öğrenme deneyimlerinde tamamen serbest bırakılmamaları gerekir. Öğretmenler, ebeveynler ve arkadaşları çocuğun gelişimine katkıda bulunabilir.

Yazının orjinali;

L. S. VYGOTSKY’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !